24 Mayıs 2008 Cumartesi

...




sınıfça para biriktirir, hediyeler alırdık yıl sonunda..sonra piknik düzenleyip,yemek sonunda verirdik hediyelerimizi öğretmenimize..
-






bizler kadar çocuklarımız da yarım yaşıyorlar hayallerini buralarda..
sevgilerini,duyacakları özlemlerini,üzüntülerini tahtaya karaladıkları bir kaç şekil ve cümleyle,
paraları yetmediği için hazırından alamadıkları ama ona benzetmeye çalıştıkları pastanın tepesine koydukları S harfiyle,tepemden aşağı döktükleri gül yapraklarıyla anlatmaya çalışıyorlar..


en güzel elbiselerini giymişler,saçları yapılı kendilerince,gözleri ışıl ışıl..

görmesem bilmesem,üç yılım geçmese buralarda; bu fotoğraflara karşıdan baksam sadece,görüntüleri oldukça ilkel,çağ dışı bulur ;
bunlarla mutlu olan öğretmeni çok da iyi anlayamazdım sanırım..hissettiğim tek duygu acıma duygusu olurdu o zaman..
-
-
-
-


ama şimdi öyle mutluyum ki,
annemin o güzelim pastalarının tadına bile bakmayan ben neyle,nasıl,hangi ortamda ve kim tarafından yapıldığını bilmediğim,pastaya benzeyen bu şeyi yiyebiliyorum :)
(bu arada kızlar ve erkekler bi konuda anlaşamadıkları için ayrılmışlar,ayrı ayrı parti düzenlemeye karar vermişler :) bunlar sadece kızlarım )




uzun süredir ihmal ediyorum burayı ama mutsuzluğum değil sebebi..hayret edilecek bi durum ama oldukça mutlu,huzurluyum :) susuzluk,çöl sıcağı,mutfağımdaki böcekler bile eksiltmeye yetmiyor umutlarımı..bu nazar boncukluk bi durum sanırım :)


15 Mayıs 2008 Perşembe

hayat sana sözüm yok !





fotoğrafı bile ürkmeme yetiyorken,evimi paylaşıyorum artık..
örümcek,çiyan,fare... alıştık artık da ; şimdiki konuğumuz yavru bi yılan..bulaşık yıkarken beni seyrediyormuş tezgahın üzerinde,ne hoş değil mi sevgili günlük..
bakalım sırada hangi canlı var birlikte yaşamak zorunda kalacağım ve sana anlatacağım.
baş ucumdaki duvardan medet umar oldum; kim ya da ne kurtarabilir beni?
hangi tarafa bağırsam imdat diye?
neyse ki uzak olacağım şu lanet olası köyden ve ev bozuntusundan ;4 gün olsa bile..yola çıkıyorum yarın,sonunda yaşadığımı farkettiğim en güzel yola..
.
.
.
.
.

12 Mayıs 2008 Pazartesi

sana yağmur diyorum,ıslaklığım bundan





.............................gidersen hani sığınaklarım?

............................eksilir, zarar kalırım

............................kalırım!

............................yeni günün tenine dağılır yaralarım

............................sana yağmur diyorum.
.................................................... ..............................................
yılmaz odabaşı

10 Mayıs 2008 Cumartesi

bitiyor !

son beş hafta..geçmiyor diye diye tükettik (tükenerek) günleri..minicik yüreklerde ayrılık telaşı başladı çoktan..öğretmenlerinden ayrılmamak için üretilen çocukça teoriler,beni kaçırma planları,imza kampanyaları falan :)

kıt Türkçesi ile çıkma teklif etti dün agit ; aynen şöyle :

-öğretmenim benimle çıkın
-nereye oğlum?
-yola öğretmenim

saçıma bandı çok yakıştırdığı için bir de saç bandı almış,utana sıkıla göz teması kurmaktan kaçınarak uzattı paketi elime..kaç öğretmenim olsa da bundan sonra,en sevdiğim öğretmenim siz olacaksınız dedi ardından..
çiçek topladık birlikte,özlediğimde bakayım öğretmenim dedi,fotoğraf çektirdik bol bol..

güç bela bi kuzu yakaladı çok sevdiğimi bildiği için, düştü yuvarlandı arkasından.. çok alışmıştım hepsine; ilk sınıfım,öğrencilerim..özleyeceğim :(

06 Mayıs 2008 Salı

yavaş yavaş alış geceye


ıslanmadı saçların,kupkuru ayakların;
sırılsıklam ardında kalan her adımın,daha basamadıkların.
korumaz ki seni artık demir iskelete gerili kumaş parçası.
alış yavaş yavaş geceye,
ıslan;
koruduğun hastalıklı sevdan iyileşsin üşüyüp..
.
.

28 Nisan 2008 Pazartesi

"umut"muş adın;kapımı çalmayanım !


Duydum ki yapılmazmış sensiz..
Sığınıp sana beklermiş insan dönmesi imkansızı..
Bugün doğan bebek büyür yürürmüş yarın;tutunarak sana..

"Umut"muş adın;kapımı çalmayanım !

Daha kaç gece,kaç gündüz ;
kaç ay,kaç bahar beklesem tanırım seni ?
tanısan beni !

14 Nisan 2008 Pazartesi

başardın kalbim


.
.
.
.
.
.
.
.
.

.
.
.
.
.
..
.
.
.
.
.
.
.
Başardın kalbim
Büyük bir suç işledin
Bağışlanmanı isteme sakın
Aldanma örgülü yıldızlara
Başka bahar bekleme artık
Yolun sonundasın.

Başardın kalbim
Güzel bir suç işledin
Limansız kara sulara çık
Ne sirenlerin ezgili sesi
Ne bir gemici feneri
Göğsünde ay fotoğrafları
Ufkun kalbindesin.

Başardın kalbim
Şarkılar söyle sulardan
Şiirler yaz
Ferhat kıskansın seni
Kerem seni..

Başardın kalbim
Yelken aç yeryüzünün kirpiğine
Dönersen şiirlerle döneceksin
Dönmezsen şarkılarla gömüleceksin
Başardın !


Rohat Zakir Akın
6 günlük İstanbul molası..
çok iyi gelecek bana :)

mustafa kemal üniversitesi semah ekibi

.. .. sene 2001;daha 19 yaşındayım :) ilk gösterim.